4 Aralık 2013 Çarşamba

Süt kuzusu bunlar...

Bibironummmmmmmmmmmm.....
Bibironda içççem bennnnnn.. Benim bibironum oooo...
Bu çığlıkları o kadar çok duydum ki "bibiron" hayat memat meselesi haline geldi. Bibirona gelene kadar daha başka meseleler de oldu tabii, ama onlar tek kelimelik salyalı ısırmalı meselelerdi. Misal 1 yıl 3 gün boyunca sürecin bazı kısımlarında günde 5 defaya kadar düşmüş ama bazı kısımlarında günlük 18 saat yapışılmış bir "memmme" mevzuumuz olmuştu. Bir gün elinin tersiyle itiverdi o memmeyi ... Ne fena hissettirdi  bir süreliğine.. Öyle itiverdi ve bırakıverdi. Hem rahatladım hem sinir oldum... Bibironumuz hep vardı. Süt yetmeyince mama içtik, keçileri sağdık süt içtik, koyunları ve inekleri kovaladık  sağdık süt içtik, su içtik meyvelerin her çeşidini türlü makinelerde ezip süzdük bibironda içtik... Yatarken içtik, uyurken içtik, kalkarken içtik, susadık içtik, can sıkıntısından çiğnedik, camdan attık, Arese verdik, Ayşeyi besledik derken ... Çok vakittir bardaklar kupalar fincanlar ile haşır neşir halimize rağmen bibiron hep top 10 listesinde hitti.. 
Bir gün Ali abiiiy tarafından getirilmiş bardak çanak ve tabak için belki de vakit gelmiştir dedim. Deneme bir kii üç diyecekken deneme bir kısmında büyük bir araba sevdasıyla birleşik bardak sevgisine şahitlik ediyorum. Bibiron hala cepte ama süt bardaktan içiliyor. 
-Ali abiiy aldı. 
- Arabalı bardak benimmm. 
- Benim bardaamda iççem been.



Buyrun burdan süt içiniz efendim..

PS: Ali nerde derseniz işte burda.. Erkek erkeğe artık ne konuşuyorlar bilinmez lakin bir mevzuu olduğu kesindir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum için teşekkürler.. Gene bekleriz...